Türkiye’nin 10. Hipodromu Antalya’da Açıldı

Diyarbakır ve Ankara’dan sonra en büyük 3’üncü hipodromu olma unvanını taşıyan Antalya Hipodromu törenle açıldı.

Döşemealtı ilçesi Yağca Mahallesi’ndeki 810 dönümlük araziye kurulan ve bu özelliğiyle Türkiye’nin en büyük 3’üncü hipodromu olma unvanını taşıyan Antalya Hipodromu törenle açıldı. Adana, Ankara, Bursa, Diyarbakır, Elazığ, İstanbul, İzmir, Kocaeli ve Şanlıurfa’nın ardından Türkiye’nin 10’uncu hipodromu olan Antalya Hipodromu’nda bin 104 atın barınabileceği 46 blokluk ahır ve biri sentetik, diğeri ise yarı sentetik olmak üzere 2 pist bulunuyor.  20 metre genişliğinde bulunan pistlerden sentetik olanın uzunluğu bin 980 metre, yarı sentetik pistin uzunluğu ise bin 830 metre.

Engelli çocukların faydalanabileceği atla terapi merkezinin de bulunduğu hipodrom bünyesinde yarış atı hastanesi de yer alıyor.

Ocak ve nisan ayları arasında kış, kasım ve aralık aylarında ise sonbahar sezonunun yapılacağı hipodromda İngiliz ve Arap atları için toplamda 242 koşu gerçekleştirilecek. Yarışlar, çarşamba ve cuma günleri koşulacak. Hipodromda devam eden aydınlatma çalışmalarının tamamlanmasının ardından gece yarışlarına da ev sahipliği yapabilecek.

İlk yarış büyük ilgi gördü

19 Ocak’ta ilk koşunun yapıldığı açılış programında, 7 koşu gerçekleşti. Bu mücadelelerin 5’i İngilizlere, 2’si ise Arap safkanlarına mahsus olarak düzenlendi. Halis Karataş, Ahmet Çelik, Gökhan Kocakaya, Hışman Çizik ve Mehmet Kaya gibi kariyerleri başarılarla dolu jokeyler, at binerek Antalya’da ilk kez piste çıktı.

Törende konuşan Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Akif Özkaldı, atçılığın Türklerin kültüründe ve tarihinde önemli bir geçmişe sahip olduğunu söyledi. Bu kültürün mirasçısı Bakanlık olarak at ve at yetiştiriciliğinin yaşatılması için çalışmalar yaptıklarını ifade eden Özkaldı, at yarışçılığı ve yetiştiriciliğinin Türkiye’de geliştirilmesi, dünya çapında rekabet gücünün arttırılması için projelerini özveriyle yürüttüklerini kaydetti. Yarış atçılığının geliştirilmesi, hem sosyal hem istihdam hem de ekonomik anlamda Türkiye’ye önemli katkı sağlayacağına işaret etti.

Özkaldı sözlerini şöyle sürdürdü; “Atçılık bacasız sanayi, gelir kaynağı demektir. Türkiye’de 26 bin 500 İngiliz, 23 bin 400 Arap atı olmak üzere 50 bin yarış atı bulunmaktadır. Önümüzdeki yıllarda uluslararası yarışlarda elde edilen başarıların artması ile Türkiye’nin yetiştiricilik konusunda ne kadar ilerlediğini daha rahat göreceğiz.”

TJK Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Adalı, “TJK olarak Tarım ve Orman Bakanlığı ile Türkiye’de atçılığın geliştirilmesi ve bu sporun tanıtılması için faaliyetlerimizi hız kesmeden devam ediyoruz. At neslinin ıslahı temel misyonu ile yarışçılık ve yetiştiricilik faaliyetlerimizi sürekli geliştirerek sürdürüyoruz. Türk atçılığını dünyada her geçen gün biraz daha söz sahibi olabilecek seviyeye getirmekte kararlıyız.” diye konuştu.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.