Mutlu At Mutlu İnsan

Bize ne oldu da şairler ata şiir yazmaz oldu?

Romanlarda atın adı anılmıyor artık. Şarkılarda türkülerde at kalmadı, tat kalmadı. Filmlerde kliplerde at, yalnızca geri planda bir ayrıntı, odaktaki zayıflığı güçlendirsin diye… Oysa batının edebiyatı, sanatı, halen daha at odaklı.

Gelişmiş batılı ülkelerin hangi şehrinde, kasabasında muhteşem bir at heykeli yoktur ki? Bir tane ne demek, neredeyse her köşe başında bir at heykeli çıkar karşınıza. Bizdekilerin en iyisini de bir batılı heykeltıraş yapmış…

Atları kutsamayalım ama hakkını da verelim. Atları sevelim. Onları yeniden üretime katalım.

Atları ilk önce tarladan çıkartıp yılkı olarak bıraktılar. Atlar açlıkla, susuzlukla, soğukla, sıcakla, iç üremeyle soykırım yaşıyor…

Tarımda, ormanda, ulaşımda, insan ve yük taşımada, sporda, turizmde, sağlıkta atlarla işbirliği yapalım.

Atları orman işlerinden çıkartıp dağlara saldılar. Atlar yaralı, hasta, çaresiz dolaşıyor dağlarda, açlık ve susuzlukla baş edemiyor, soyları kırılıyor…

Atlar, akvaryumda balık bakar gibi ömür boyu ahırda tutulamaz. Atlar, Türkiye coğrafyasında tamamen kendi başlarına doğada var olamaz. Çünkü insanlardan tamamen uzaklaşmaz, tarlasına girer ekinini yer zararlı olmaya başlar ve sonrası malum…

Atları eyerinden semerinden kurtarıyoruz derken, bir avuç arpa ile bir tutam otu esirgediler. Atlar aç, atlar bakıma muhtaç, atlar kocaman masum gözleriyle en şaşkın halde bakakaldılar bir bir yitip giden soydaşlarına…

Atlar pet hayvanı değildir. Atlar iş hayvanıdır. İnsanlığın gelişiminde, teknolojinin oluşumunda, fikirlerin doğuşunda ilham, güç ve erişimin ta kendisidir.

Atları yollardan çıkartıp güya arabadan, yükten, binekten kurtardılar… Kadim dost atlar ile insanları ayırdılar… Türkiye’de atlar ölüyor, at soyu kuruyor.

Atlara iyi bakalım, iyi yetiştirelim. Kimin en iyi atı yetiştirdiğini, kimin atına iyi baktığını, kimin atını en çok sevdiğini görmek için onları yarıştıralım.

Atlar insandan ayrılmaz. Sadece zarar gördüğü kadar uzaklaşır ama asla insandan gözünü ayırmaz…

En ‘iyi’, en ‘doğru’ atı bulmak için; güçlü, sağlıklı, hızlı, dayanıklı, akıllı, iyi huylu, yetenekli, güzel gibi tüm formasyonları barındıran ata ulaşmak için yarışları da geliştirelim. Atın hakkını ata verelim…

Atların sürekli hareket halinde olması sağlığı için yararlıdır.  At varsa yeşillik de vardır. At bakan ota muhtaçtır. Bu da çevrede yeşillik, yeşillikte güvence demektir.

Önce köylümüz, çiftçimiz kolayca vazgeçti atlardan. Aynı anlayış, şehirlerde de atlara vefasızlığın propagandasında rol alırken ‘saygın’ bazı isimler, bilmedikleri bir konuda yanlış kamuoyu oluşturuyor.

Atlar üretimden, insanlığa fayda sağlamaktan çıkartılırsa, atların soyları kurur. Neyse ki gelişmiş ülkeler böyle şeyler yapmıyor… Atlar yetiştiriyor bir birinden kaliteli… Atlara biniyor, atlarla iş görüyor tarlada, dağda, ormanda, turizmde… Atlar mutlu, insanlar mutlu.

Atçılıkta yeni bir başlangıç yapalım. At mutluysa insan da mutlu demektir. Unutmayalım ki atların mutluluğu bulaşıcıdır.

İlker Altun

ilker@aysberg.com

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.