Anma ve Selam

Sevdim sevdim… Parladım
Sonra durdum, soluk aldım
Sevmek de koşmak, yele, kuyruk sallamak, kişnemek
Kolay değil anladım…

Sevginin yemi güç umut, tutku,
Koşmak için yol meydan
Şahlanmak için güç, gençlik, sevda…
Kuyruk, yele sallayıp kişnemek için sağlık

Ne diyelim bizimki;
“At koşar baht kazanır” olsun,
“At uçtu, torba düştü” olsun,
“At ile avrat yiğidin bahtına” olsun
“At gider meydan kalır” olsun

“Kırat gemin almış yol mu dayanır
Sevdiğim kız gelin olmuş gidiyor”
“El atına binmiş çalım satıyor”
olmasın

Arabaya koşulmak, sütçü beygiri olmak da var…
Olsun, olsun sağlık olsun…
Atın ölümü arpadan olsun

Mahşerin dört atlısı düşmanımız olsun
Hasımlıklar Kır At ile Alapaça’nınki gibi olsun
Anılar Tulpar’ın yelesinden kalmış yadigar olsun…
Bu sözler Gülsarı’ya, Tanabay’a
Asya’nın bozkırlarına Akhal-Tekelere
Bozkırdan başını uzatan kısraklara
Yılkının özgürlüğüne, özgürlüğün hergelelerine
Canik yaylalarının, Spil Dağı’nın Güzel Atlar Diyarı’nın atlarına,
Cemal’in sekisinden tanınan Kır At’ına

Hatıralara, unutulmuşlara
Şahlanmış, sonra gitmişlere
Namını yel almışlara, geçip gitmişlere anma…
Kulunlara, taylara
Ayakta duran, bu güne kalan atlara selam olsun…


Mehmet Vahit

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir